İstanbul’dan Araçla İki Günlük Kış Rotası

Avrupa’da trenle seyahat ne kadar popülerse, ABD’de “road trip” denilen yol seyahatleri merak uyandırır. Türkiye’de ise oğul birkaç yıldır Doğu Ekspresi Instagram’da yoğun talep görmeye başladı. Peki Türkiye’nin en büyük kalabalığından sıkılıp keyifle araçle bir rotaya ne dersiniz? Sizin için bir haftasonu ayırabileceğiniz rota hazırlanır …

Rotamız, kış mevsimi için ideal; yani don ve kardan ötürü yolların kapanması muhtemel yerler direkt olarak en hızlı ve orada yerleşikâhı oluşturduk. Cumartesi sabahı erken saatlerde kahvaltıyı yapıp Silivri – Tekirdağ’dakiâhını tercih ettik. Oldukça keyifli olan bu rotayı takiben öğle yemeği yemeği için Keşan’da mola verip satır etin keyfine vardık. Tüm seyahat boyunca damaklarınızdan gitmeyecek bu keyifli bir akşam yemeği

Ardından direksiyonu Gelibolu yönüne çevirip Lapseki feribotuna attık kendimizi. AYRICA

hatırlatalım, adil Adil rüzgarı birkaç kez benzersiz manzaranın tadını çıkartabilmek için durduk. Sonra feribot iskelesine ulaştık. Eğer vardıklarında feribotun kalkmasını daha fazla epey süresi varsa, daha güneyde bulunan Eceabat’a gidebilir ve oradan Çanakkale feribotuna binebilirsiniz.

Seyahatin bu sayfada, şimdiden önemli olan yerin yakınından geçme fırsatımız oldu; ancak sizler için en ideal biçimde bir adama göre durmadık. Hâlbuki Gelibolu Yarımadası, bir günden daha ayrıntılı hak ediyor. Ayrıca Çanakkale’de Truva ve daha niceleri de var…

Çanakkale’nin Anadolu yakasına gelindiğinde iki seçenek var. Ya kuzeyden Marmara Denizi takip edilip doğuya ya da güneyden Ege Denizi takip edebilirsiniz güneye gidilebilir. Havanın da iyi olmasını fırsat bilerek güneye gitmeye karar verdik. En az duraklama yaparken manzaranın ve yolculuğun tadını çıkartabilmek için olabildiğince hızlı kurallarına uyuyor ve hatta arkamıza araç takılmadığıda daha da yavaşlıyoruz. Ezine, Ayvacık ve nihayet Akçay’ın doğası içayla bir yolculuk söz konusu; ancak bunu tekrarladı. Edremit, yazın başlı başına bir şehir görünümündeyken, kışın da pek bir şey şey kaybetmiyormuş anlaşılan…

Geceyi geçirmek için rotamızı Ali bey, yani Cunda’ya çevirdik. Fiyatlar, yaz ortalamasının oldukça altında. Hesaplı bir seçenek bulmuştuk, giriş yapıp kendimizi dışarı attık. Ada’nın tadını tam anlamıyla çıkarttığımızı iddia edebiliriz. Bu arada deniz dünyası aranız iyiyse, burası gerçekten gastronomi turizmini size gösterecek bir lokasyon.

Pazar sabahına bu güzel adada merhaba demek gerçekten de güzel bir duygu. İstanbul’un pazar sabahlarıyla bağlantıları, mis gibi havası safı cezbediyor insanı. Pazartesi sabahına İstanbul’da uyanmak için fazla oyalanmıyor ve yola koyulmuyor. İstikâmet Manisa’nın Salihli ilçesi… Bergama, Akhisar, Gölmarmara üstünden gidip şehir trafiğinden uzak durmayı yeğledik. İsterseniz Aliağa üstünden ve İzmir’de Turgutlu’dan buraya gelin. Menemen’den Manisa’ya geçip usulü Turgutlu’ya yol almak. Kararınız; ama Gölmarmara’yı görmek isteyeceğinize inanıyoruz.

Salihli’ye gelme amacımız belli. Odun köftesinin tadına bakmak ve ılıcalarda bir saat kadar iyi zaman geçirmek. Önce dağın içine, belediyenin tesislerine doğru yola çıktık. Doğanın, belki de en cömert olduğu adres burasıydı. Sonrasındaysa köftelerimize doğru direksiyonu kırdık.

Dönüşümüzü biraz daha hızlı yapabilmek için yeni otoyolu denemeye karar verdik. Turgutlu’ya sürüp sonra yeni yola ulaştık. Açıkçası aylardır İstanbul’da evle işyeri araç sürüp keyifle, sadece iyi zaman geçirme yoluyla araç kullanımı özlemişim. Doğrusu eşim ve arkadaşlarımız da benimle hemfikir oldu.

Seyahatten fotoğraflar da en kısa zamanda burada…